Sarraf’ın rüşvet çarkı ABD mahkemesinde

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF – Washington
BirGün

New York Güney Bölgesi Başsavcısı Preet Bharara, Rıza Sarraf’ın, kefaletle serbest bırakılması yönündeki talebinin reddedilmesi için Sarraf’ın 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk skandalındaki rolünü delil gösterdi. 17 Aralık iddianamesi de Bharara’nın Mahkeme’ye sunduğu dosyalar arasında. Dosyalarda Eski Bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Halk Bank Eski Genel Müdürü Süleyman Aslan da yer alıyor.

Sarraf’ın Avukatı Benjamin Brafman, Savcı Bharara’nın 50 milyon dolarlık kefalet talebini reddettiğini belirtmiş ve Mahkeme’ye kefalet duruşması başvurusunda bulunmuştu.

Dilekçede, Sarraf’ın “hayırsever bir işadamı” olduğunu ileri sürülmüş, yapılan bağışların listesi verilmiş, aile bağlarının kuvvetine dikkat çekerek, “Sarraf’ın kaçmayacağı” ifade edilmişti.

Savcı Preet Bharara’nın 2 Haziran’daki kefalet duruşması öncesi, Mahkeme’ye Sarraf’ın kefaletle serbest kalmasına itiraz eden bir dosya sunması bekleniyordu.

“Türkiye’ye giderse geri alamayız”
Bharara dün dosyayı Mahkeme’ye sundu. Dosyada, Bharara, avukatlarının ileri sürdüğünün tersine; Sarraf’ın dolandırıcılık, altın kaçakçılığı, rüşvet, fuhuşa aracılık etmek suçlarına karışmış, devletin üst kademeleriyle olan ilişkilerini kullanmış biri olduğuna dair kanıtlar sunuyor. Bharara, Sarraf’ın Türkiye’de üst düzey yetkililerle kurduğu ilişkileri; ABD’yi terk etmesi halinde geri gelmeyeceği iddiasına dayanak olarak gösteriyor.

Dilekçede, “Türk otoriteleri tarafından varlığı ve etkisini Türk hapisanelerinden salıverilmesini sağlamak için kullandığı ileri sürülen, İran ve Türkiye çifte vatandaşı olan sanığın kaçma riskinin olağanüstü” olduğu da ifade ediliyor.

Dosyada, 29 sayfalık dilekçeye ek olarak, Türkiye’yi yakından ilgilendiren çok sayıda delil bulunuyor.

Çağlayan’ın saati de dosyada
Bunlardan biri 17 Aralık iddianamesinden, Sarraf’ın ilgili olduğu bölümlerden oluşuyor. İddianameden yola çıkarak, adım adım, bir rüşvet ve yolsuzluk ağının tanımlandığı ek dosyada, AKP’li eski Bakanlar Muammer Güler-oğlu Barış Güler, Zafer Çağlayan-oğlu Salih Kağan Çağlayan, Egemen Bağış’ın yanı sıra Halk Bankası eski Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da isimleri geçiyor. Ses kayıtları, yazışmalar ve ödeme listelerinin yer aldığı ekte, Zafer Çağlayan’ın Sarraf’tan rüşvet olarak aldığı iddia edilen 300 bin İsviçre Frankı değerindeki saat de dikkat çekiyor.

Erdoğan da deliller arasında
Dilekçeyle birlikte sunulan delillerden bir diğeri ise Sarraf’ın milyonlarca lira bağışta bulunduğu Togemder’le Emine Erdoğan’ın ilişkisini ortaya koyan bir haber. Haber, The Turkish Sun’da yer alıyor.

Delillere, Togemder’in, Sarraf’ın Mahkeme’ye bağış beyanı sonrası kapanan internet sitesinden bir ekran görüntüsü de eklenmiş. Togemder’in yönetim kurulu başkanının Emine Erdoğan’ın yengesi Saadet Gülbaran olduğu; Egemen Bağış’ın eşi Beyhan Bağış’ın da yönetim kurulunda olduğu gösteriliyor.

Dilekçede Sarraf’ın salıverilmesi halinde kaçabileceği ihtimaline ilişkin şu ifadeler kullanılıyor: “Togemder’e yaptığı yardımlar ve derneğin yapısı, Sarraf’ın üst düzey bürokrat ve devlet yetkilileri ile olan ilişkisini ortaya koymaktadır. Bu bakımdan zanlının Türkiye’ye geçmesi durumunda geri gelmemesi ya da gelmesinin engellenmesi büyük ihtimaldir.”
Sarraf’ın siyasi bağlantılarından bahsedilirken, şu ifadelere de yer veriliyor: “Basında yer alan haberlere göre, Sarraf’ın ve Türk hükümetinin çeşitli üyelerinin yakalanması sorası, bu soruşturmayla ilişkili çeşitli kolluk kuvveti yetkilileri ve savcılar, söylenene göre, dönemin Başbakanı olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ofisinden gelen baskı nedeniyle kovuldu ya da davadan alındı.”

Cep telefonundan fotoğraflar eklenmiş
Ayrıca, Sarraf’ın, 19 Nisan 2014’te A Haber’de yayınlanan ‘Yaz Boz Programı’nda, Ergun Diler ve Bekir Hazar’a verdiği röportajın İngilizce ve Türkçe deşifresi ve YouTube linki de dosyaya girmiş. Sarraf röportajda, altın ihracatına ve servetine ilişkin detaylardan bahsediyor. Savcı, Sarraf’ın Mahkeme’ye servetiyle ilgili doğru beyanda bulunmadığını savunurken, bu beyanlardan da yararlanmış.

Sarraf’ın servetiyle ilgili yanlış beyan verdiği söylenen dilekçeye, Sarraf tutuklandığında cep telefonunda bulunan fotoğraflar da eklenmiş. Bunlar arasında, 500 Euroluk banknotlardan oluşan para desteleri, altın kaplama silahı, bir dizi külçe altın, Sarraf’ın yatında ve denizaltısında çekilen fotoğrafı da bulunuyor.

sarraf-in-rusvet-carki-abd-mahkemesinde-141074-1.

Dilekçede yer alan detaylar şöyle: 

>>Sarraf, ABD’ye, 19 Mart’ta ailesi ve bazı çalışanlarıyla Miami’den giriş yaptı. ABD gümrüğüne üzerinde 103 bin dolar nakit para olduğu bildiriminde bulundu.

>>İlk ifadesinde sadece Türk pasaportu bulunduğunu söylemesine rağmen, daha sonra İran ve Makedonya’ya ait pasaportlarının da bulunduğu ortaya çıktı.

>>İlk ifadesinde, son 10 yılda İngiltere, Avrupa, Çin, Singapur ve Tayland’a gittiğini belirtmesine rağmen Türk pasaportunda yapılan incelemeyle 2007 ve 2010’da Rusya, 2009’da Azerbaycan, 2013 ve 2015’te Suudi Arabistan, yine 2015’te Lübnan ve 2014’te de Mısır’a gittiği belirlendi.

>>Türkiye pasaportuyla yaptığı seyahatlerin haricinde İran ve Makedonya pasaportuyla yaptığı seyahatler tespit edilemedi.

>>İlk ifadesinde yıllık gelirinin 720 bin dolar olduğunu bildirdi ancak serveti göz önüne alındığında bu meblağ inandırıcı değil. Ayrıca dosyanın eklerinde verilen röportajda günlük bir tonluk altın ticareti yaptığını söyleyen birinin bunun çok üzerinde bir kazanç sağlıyor olması gerekir.

>>Altının ons fiyatını 300 dolar olarak alacak olursak yıllık ticareti 3.5 milyar doları buluyor. Ayrıca aynı röportajda yıllık ticaret hacminin 25 milyar lira olduğunu söylüyor.

>>Sarraf’a ait Al Nafees adlı döviz şirketinin 2011 yılında 3.452.919.870 dolar satış ve 3.452.928.229 dolar alış yaptığı belirlendi. Ayrıca Al Nafees’in ambargoyu delen Bank Mellat ile de finansal bağı bulunuyor.

>>Sarraf’a ait Atlantis (Atlantis Capital Trading Ltd) ve Durak adlı şirketlerin 2011 sonunda, başka işlerde kullanıldığı gibi, Tahran’da bulunan Bank Mellat ofisine toplu şekilde 1.009.200.000 dolar ve 412.000.000 Euro banknot transferinde de kullanıldığı ortaya çıktı. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde Sarraf bu şirketlerden ilk sorgusunda asla bahsetmedi.

>>Ayrıca Sarraf ilk ifadesinde, geliri İran Devrim Muhafızları’nın silahlandırılmasında kullanılan İran Ulusal Petrol Şirketi’yle olan ve eklerde belgeleriyle kanıtlanan ticaret ilişkilerinden de asla bahsetmemiştir.

>>Sarraf’ın ilk sorgusunda ortaya koyduğu resim ile mevcut durum hiçbir benzerlik göstermemektedir. Türkiye’de 8 milyona satın aldığı bir evi, ofis binası ve bir dükkanı olduğundan bahsettiği ilk sorgusu sonrası yapılan araştırmada kendi adına kayıtlı 20 mülk ile eş, çocuk ve şirketine kayıtlı birer mülk de belirlenmiştir. Bu sorguda ortaya koyduğundan sekiz kat daha fazladır.

>>Değeri 40 bin Euro’yu bulan 24 ateşli silah, Adına, eşine ve Royal Holding şirketlerinden birine kayıtlı 6 adet at. Atlardan üç tanesinin 100 bin Euro değerinde olduğu söyleniyor. TC-RZA adlı bir özel uçak ile kendi üzerine ya da Royal Holding’e kayıtlı 17 lüks otomobil. Değeri 10 milyon dolardan fazla sanat eseri. Tüm bunlara ait kanıtlar Sarraf’ın telefonundan çıkan görüntülerle kanıtlanmış ve dosyada “Exhibit F” olarak sunulmuştur.

>>Sarraf’ın rüşvet dosyalarında; Mart 2012 – Ağustos 2013 arasında Zafer Çağlayan’a 32 milyon Euro, 10 milyon dolar, 300 bin İsviçre Frankı (nakit, saat, değerli taşlar ve piyano)

>>Nisan 2013 – Ekim 2013 arasında Muammer Güler’e 5.8 milyon Euro, Egemen Bağış’a 500.000 dolar, Süleyman Aslan’a 2.5 milyon Euro ve 1.4 milyon dolar, rüşvet verildiği iddia edildi.

>>Sarraf vatandaşı olduğu Makedonya ve ya İran’a kaçacak olursa, bu ülkelerle ABD ile arasında iade anlaşması bulunmuyor. Ya da geçen seneler gittiği gibi Lübnan, Rusya ya da Suudi Arabistan’a kaçacak olursa da yine ABD hükümetinin ve mahkemenin erişimi dışında kalacak. Türkiye’ye gidecek olursa ABD ile Türkiye arasındaki değişim anlaşması TC vatandaşlarını kapsamıyor, o bakımdan Türkiye’den de iadesi mümkün olmayacaktır.

Çürümüş politikacılara ulaşmak için
“Sanığın çürümüş politik bağlantıları” başlıklı bölümde, şu ifadeler yer alıyor: “Sanık muazzam servetini sadece evler, yatlar ve diğer varlıkları için değil aynı zamanda çürümüş politikacılara ulaşmak için de kullandı. 2013 yılında Türkiye’de tutuklanan Sarraf, yasadışı işlerini yürütmek için üst düzey Türk yetkililere rüşvet vermekle suçlandı. 72 günlük gözaltından sonra hakkındaki suçlamalar düşürülerek salıverildi. Sonrasında soruşturmayı yürüten savcı ve polisler tayin ettirildi, kovuldu ya da tutuklandı ve yargılandılar.”

sarraf-in-rusvet-carki-abd-mahkemesinde-141054-1.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s