Başkanlık yarışında bir Robin Hood

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF – Washington
BirGün

ABD’de 2016’da gerçekleşecek başkanlık seçimi için girişilen yarış; tüm polemikleri, adayların karşılıklı meydan okumaları ve hareketli anket sonuçlarıyla devam ediyor. Hafta başında aktardığımız neoliberal, muhafazakâr Cumhuriyetçi Parti adaylarının canlı yayın tartışmalarının ardından dün de Demokrat Parti’nin en güçlü üç adayı kapıştı. Dışişleri Eski Bakanı Hillary Clinton (yüzde 59), Vermont Senatörü Bernie Sanders (yüzde 28) ve Maryland eski Valisi Martin O’Malley (yüzde 5) New Hampshire eyaletinde bir araya geldi. Cumhuriyetçilerin içeride özgürlüğü kurban edebilecekleri bir ulusal güvenliğe, dışarıda ise topyekün kara savaşına davet eden sınırlı politik ufuklarına karşılık, Demokratların tartışması en azından konu başlığı bakımından daha çeşitliydi. Ekonomi, eğitim, çevre, ırkçılık, kadın hakları mesele edildi. IŞİD’le mücadele de tartışmanın önemli konularındandı.

Amerika’yı dönüştürelim
ABD’de sağlık ve eğitim gibi hizmetlerin hepsi ücretli olduğu için en ‘radikal’ vaatler aslında bu temel konularda geliyor. Demokrat adayların temel hizmetlere eşit şekilde erişilebilmesi için çeşitli planları var. Fakat bu adaylar arasında bir isim, ABD’de gündelik hayatta pek karşılaşamayacağınız neo-liberalizm karşıtı söylemleri ile dikkat çekiyor. Vermont Senatörü Bernie Sanders “Demokratik devrim geliyor” diyor. Sloganı ise ‘Amerika’yı dönüştürelim’. Anketlerde Demokratların yüzde 28’inden oy alarak, listenin ikinci sırasını kapıyor, yani destekçi kitlesi azımsanacak ölçüde değil. Çoğu genç ve heyecanlı. Sanders’in seçilmesinin hayatlarını önemli ölçüde değiştireceğine, yani adaylarının kemikleşmiş gibi görünen bir sistemle mücadele edebileceğine inanıyorlar.
Sandersçılar, Demokratların tartışmasını Başkent Washington’da bir barda hep birlikte izlediler. Biz de onlara katıldık.

Güvenliği Trump bozuyor
Buluşmayı organize eden Afganistan kökenli bir üniversite öğrencisiydi, adı Toora Arsala. ABD’nin en önemli sorunlarını, ekonomi, üniversite eğitiminin yüksek ücretleri, iklim değişikliği diye sıralayınca, şu sıralar ana akım tartışmaların başköşesinde duran ulusal güvenlik endişesini hatırlattım, “Asıl ne zaman o güvenlik bozulur biliyor musun, Donald Trump iktidara geldiği zaman” dedi.

Zenginler kesesini dolduruyor
Peki başka nelerden endişe ediyor seçmen, diye soramadan, televizyonda canlı yayınlanan tartışma başlıyor. Ve yanıtı Sanders veriyor: “Başka nelerden endişe ediyorlar biliyor musunuz? Akıl almaz derecede uzun saatler çalışıyor olmalarından ve üretilen geliri ve zenginliği görüyorlar, neredeyse hepsi en tepedeki yüzde 1’e gidiyor. Zengin gittikçe zenginleşiyor yoksul ise yoksullaşıyor. Çocuklarım için ne yapacaksın diye soruyor bu insanlar, Trump gibi bir adam gelip ‘Cevapları biliyorum. Meksikalılar tecavüzcü, hepsi düşman. Bütün Müslümanlar da terörist’ diyor. Bu esnada zengin daha da zengin oluyor… Irk ve köken tartışmaları bizi bölüyor. Bunların yerine gerçeklerden bahsedelim. Amerika sadece en tepedekiler için değil hepimiz için var olsun…”

Adil vergi dağılımı 

Programının en başına ekonomiyi koyan Sanders’e göre, günümüzün en önemli ekonomik gerçekliği ise son 30 yılda orta sınıfın trilyon dolarlarının piramidin en tepesindekilere aktarılması. “Servetlerini katladılar” diyor.
Peki somut olarak neler yapacak Sanders? Kendisi anlatıyor “Trilyoner sınıfa, hepsine sahip olamazsınız diyeceğiz. Başlangıç olarak vergiler adil dağılacak. Asgari ücret artırılacak. Kadın işçiler için eşitlik gelecek. Yüzde 10 olan işsizliği bitirmek için çalışacağız…”

Parayı Wall Street ödesin
Amerikalıların bir hak olarak sağlık hizmetlerine erişebilmesi gerektiğini belirten ve sigorta sistemini buna göre yeniden yapılandıracağını söyleyen Sanders, üniversiteleri de ücretsiz yapmak konusunda çok kararlı. “Milyarder sınıfın ve Wall Street’in açgözlülüğü milyonlarca Amerikalının hayatını yok ediyor” diyen Sanders, Wall Street spekülatörlerinden vergi alacağını, lüks yurtlar gibi harcamaları ve yüksek yönetici maaşlarını da yeniden düzenleyeceğini söylüyor. Ülke ekonomisine olumsuz katkı yaptığını düşündükleri büyük bankaları bölme önerisinde bulunan Sanders, bazı milyarderlerlerin ileride kendi çıkarlarını gözetecek adayların kampanyalarını fonladığını söylüyor.

***

ABD dünyanın polisi olamaz
“Amerika tek başında dünyanın polisi olamaz” diyor Sanders ve ortadoğuda başvurulan ‘rejim değişikliği’ fikrini reddediyor. IŞİD’le mücadele adına yapılanların ülkeyi ebedi savaşa sokmaması gerektiğinin altını çiziyor. Önerisi, Rusya ve bölgedeki Müslüman ülkelerin oluşturduğu ve zengin ülkeler tarafından desteklenen bir koalisyon. Sanders, tartışma sırasında, Suudi Arabistan’ın Yemen’de değil de IŞİD’le savaşması gerektiğini de söylüyor. IŞİD’le mücadelenin Esad’ı düşürmekten daha önemli olduğunu altını çiziyor, ikisini aynı anda yapamazsınız, diyor.

***

Sosyalistleri şeytanlaştırıyorlar
İklim değişikliği Sanders’in kampanyasının en önemli parçası. Verimli ve sürdürülebilir enerji sistemi oluşturacağı sözünü veriyor. Tartışmayı birlikte izlediğimiz destekçilerden biri olan Andy Feeney için de iklim değişikliği birinci derecede önemli bir sorun. Kapitalizmin çevre sorununu çözmeye engel olduğunu söylüyor, “Kapitalizmin sürekli büyümeye ihtiyacı var, bunu yaparken de çevreyi yok ediyor. Mükemmel bir ekonomik sistemin var olmadığını düşünüyorum ama kapitalizm karşısında bir alternatif arıyorum.” Kapitalizmin ırkçılık sorununun çözümü önünde de engel olduğunu belirten Feeney, kimi Amerikalıların siyahlara yönelik sosyal yardımlara, kendi vergileriyle yapıldığını söyleyerek karşı çıktığını ifade ediyor.

ABD’de sosyalist olmak kolay değil. Bir sosyalist olarak şeytanlaştırıldığını söylüyor Feeney: “50’lerde, ben küçükken sosyalistim dediğinizde, sendikalardan üniversitelerden ya da işten atılıyordunuz. Komünistim dediğinizde ise hapse atılıyordunuz. 70’lerde konuşulmaya başlandı. Şu anda sosyalistim, demek zor değil ama benim bir çılgın olduğumu düşünüyorlar. Bernie bunun üzerine düşünmeyi kolaylaştıracak. Evet belki şu an beni şeytanlaştırıyorlar ama Bernie’nin Başkan olması bunu azaltabilir.”

 

***

Clinton: Trump IŞİD’e çalışıyor
Adaylar bölgeye asker göndermeme konusunda uzlaşırken, Clinton, uçuşa yasak bölge oluşturulması ve burada mültecilerin konuşlandırılması önerisini tekrarladı. Clinton ayrıca Türkiye’nin dikkatini Kürtler’den çok IŞİD’le mücadeleye vermesi gerektiğini vurguladı. Trump’ı IŞİD’e en iyi eleman kazandıran kişi olarak tanımladı. Müslümanları hedef alan söylemlerinin IŞİD için önemli bir propaganda malzemesi olduğunu söyledi. Ortadoğu’da Başkan Obama’nın politikalarını destekleyen Clinton’a göre Suriye’ye Esad gitmeden barış gelmez, bu nedenle hem IŞİD’le hem de Esad’la mücadele edilmedi.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s