Dr. Svante E. Cornell: Sorun Erdoğan mı yoksa siyasal İslam mı?

ÖMÜR ŞAHİN KEYİF – omursahin@birgun.net

SvanteCornellGenel Seçim sonrasının en merak uyandıran sorularından biri AKP’nin 13 yılda bir harabeye çevirdiği dış ilişkilerin bundan sonraki akıbetine ilişkin. Bugün beş ülkede büyükelçiliği bulunmayan ve hatalı Ortadoğu politikalarının bedelini tüm bölgeye ödeten, cihatçıların aktarma istasyonuna dönen Türkiye, özellikle Gezi Direnişi’nin ardından ‘Batı’dan zamanında alıştığı övgüleri alamıyor. Ancak analistler, her ne kadar çökmüş olsa da ılımlı İslam projesinin abiliğini teslim ettikleri AKP’nin gözden çıkarıldığı anlamına gelmediğini söylüyor.
ABD’de Johns Hopkins Üniversitesi bünyesindeki Güvenlik ve Gelişim Politikaları Enstitüsü’nün kurucusu ve direktörü olan Dr. Svante E. Cornell, AKP ve batı ilişkisini çok yakından takip eden bir isim. Türkiye üzerine tutarlı analizleriyle bilinen Dr. Cornell, Avrupa ve ABD’nin Türkiye’ye ilişkin tavrını yerinde takip ederken Türkiye’deki gelişmeleri çok yakından ve çok kaynaktan izliyor. Dr. Cornell ana dili gibi Türkçe biliyor.
Türkiye’nin seçimini, sonrasını, dış ilişkilerini ve muhtemel iktidar senaryolarını Dr. Svante E. Cornell ile konuştuk.

>>Türkiye şu anda dışarıdan nasıl görünüyor?
Tayyip Erdoğan’ın en güçlü partizanları hariç herkes tek adam sisteminin gelişmesinden çekiniyordu. En azından bu durduruldu çok net şekilde. Türkiye’nin en azından üçte ikisi rahatladı gibime geliyor. Tabi bu kısa vadeli bir durum olabilir; çünkü bundan sonra Türkiye çok zor yönetilecek…

>>Erdoğan hâlâ batının müttefiki mi?
İngilizce’de bir tabir vardır, Erdoğan tam olarak onu yapıyor; yani hem keki yemek hem de saklamak istiyor. Bir yandan müttefik rolü oynamak istiyor bir yandan da batıdan kopuk, hatta batının merak ve çıkarlarına karşı politikalar uyguluyor. Bölgede ise ideolojik zeminine uygun politikaları sürdürüyor ama batıdan kopmak da istemiyor.

>>Erdoğansız AKP ne kadar güçlü bir seçenek peki?
Erdoğansız bir AKP olabilir mi yoksa parti dağılır mı o belli değil. Bu kadar güçlü bir liderin partisi o lider olmadan yaşaması çok zor. Bundan 10 hatta beş yıl önce olsaydı AKP’de liderlik yapabilen çok güçlü bir takım vardı. Ama Erdoğan yanında güçlü adam istemedi ve liderlik kabiliyeti olan insanları dışladı. Kısmen de olsa Davutoğlu hariç. Ama Davutoğlu’nun da bir partinin yükünü uzun vadede kaldırabileceğini zannetmiyorum. Türkiye’deki yüzde 10 barajı da var olan partileri koruyor, yeni bir parti çıkarmak bu açıdan zor. Ayrıca Abdullah Gül ve Bülent Arınç gibi muhtemel liderler de genç değil. Genç lider yok AKP’de. Bazı fırsatçılar var. Ordan bir şey çıkacağını zannetmiyorum. Çok yorulmuş bir parti.

>>Öyleyse AKP gözden çıkarıldı, öyle mi?
Sanmıyorum. Bence bu önümüzdeki dönemin en önemli sorularından birisi; Türkiye’deki problem Erdoğan mıdır yoksa siyasal İslam mıdır? Batı siyasal İslam’a çok büyük umutlar bağladı. ‘Ilımlı İslam Ortadoğu’yu kurtarır, rahatlatır’ diye bir laf vardı ortada. Onun için mesela yarın Erdoğan emekli olsaydı; ki böyle bir şey olmayacak ama, ümitler yine AKP’ye bağlanırdı.

>>Nedir bu vazgeçilmezlik?
Bakarsanız diğer partiler pek batıperest değil. Çok pragmatist yaklaşıyor batılı analistler. Piyasalar ve siyasiler AKP’nin hiç değilse istikrar sağladığını düşünüyor, Türkiye bir iki yıl koalisyon hükümetleriyle yönetilse ve bir istikrarsızlık oluşsa batı yine Erdoğansız bir AKP’yi destekler.

>>Erdoğan’ın batı karşıtı söylemlerine ne diyorsunuz. Madem en batıperest o, bu batı karşıtı söylemler göstermelik mi?AKP’nin batıperest olduğunu söylemiyorum. Aslında AKP’nin ideolojik zemini son derece batı karşıtı. Kastettiğim ise diğer partilerin batıperest olmadığı. Batı perspektifinden bakarsanız, diğer partilerin tavrı belirsiz; AKP’nin ise en azından ne olduğu belli, problemleri de belli, batı onlarla çalışmaya alıştı.

>>AKP’nin ideolojik zemini ne olursa olsun, bu haliyle batı için ‘kullanışlı’ bir parti olduğunu mu söylüyorsunuz?
Bence şu anda AKP’ye nasıl bakılacağı konusunda büyük bir belirsizlik var. Parti büyük ölçüde prestij kaybetti. Fakat, Türkiye’de dünya  sermayesine açık başka bir merkez-sağ parti olmadığı ve bu açıklık konusunda CHP’ye yönelik çok büyük şüpheler olduğu için yine AKP’nin şansı var. Fakat algılar, AKP’nin o şansı nasıl kullandığına göre gelişecektir

>>Ortadoğu’da İhvan eksenli projelerin çöküşüyle AKP’nin hezimetini birlikte nasıl okuyorsunuz? Proje fiilen çöktü mü?İhvan yok olmadı. Sosyal kökleri güçlü bir teşkilat bu. Ama aynı zamanda prestiji çok düştü. Mursi’nin Mısır’daki dönemi çok kötüydü. Erdoğan hariç herkes bunu gördü. Türkiye’nin bu dönemi bu kadar desteklemesi aslında Erdoğan ve AKP’nin kimliğine dair bir göstergeydi. Aynı zamanda şu anda İhvan’a karşı öyle büyük bir koalisyon ortaya çıktı ki ben İhvan’ın yakın zamanda hiçbir yerde siyasi bir güç olarak ortaya çıkacağına ihtimal vermiyorum.
>>Bu yenilgi bölgede kendini nasıl gösteriyor?
Bu durum siyasal İslam’ın halen demokrasiyle barışmadığının bir göstergesidir. Demokrasiyi sadece teknik bir mesele olarak kabul ettiler.  Öte yandan daha katı cihat örgütlerinin ortaya çıkması bu problemi biraz gölgeliyor. Dışarıdan baktığınızda, problem İhvan ve AKP’nin demokrasi problemi olarak gözükmüyor. IŞİD ve El Nusra gibi teşkilatlar daha büyük bir problem gibi görünüyor.

>>IŞİD geriletilmişti ancak şimdi tekrar belirli mevzileri kazanıyor. İşler nereye doğru gidiyor?
Suriye ve Irak’ta bir devlet boşluğu var. Bunu dolduruyorlar. Irak’ın genelinde hâlâ Bağdat’taki Şii eksenli rejim daha büyük bir tehlike olarak görülüyor. İran da büyük bir tehlike olarak görülüyor. Aynı zamanda IŞİD şiddeti çok sıkça kullanan bir teşkilat. Bütün bunlar nedeniyle insanların buna karşı çıkması kolay değil. IŞİD deyince biz medyada belli şeyleri görüyoruz ama başka bir noktayı da anlamak lazım; IŞİD aslıda Irak’ın eski Baas Partisi’ne mensup elemanların çok önemli rol oynadığı bir teşkilattır. Böyle olmasaydı bu kadar iyi bir siyasi ve askeri ilerleme gerçekleştiremezlerdi.

>>Batı nasıl bir koalisyonu destekliyor?
MHP ile hiç bağlantısı olmadığı için, ve Kürt sorununa çok önem verdiği için, herhalde AKP-HDP koalisyonu tercih edebilir; ikinci alternatifi AKP-CHP’dir.

————

AKP bedel ödüyor!

“Ortadoğu 30 yıllık bir savaşa girdi. 17. Yüzyılda Avrupa’da 30 yıllık din savaşlarının benzerinin tam da Türkiye’nin sınırında olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin seçme şansı vardı. Ya bunun dışında kalacaktı ya da bu savaşın bir parçası olacaktı. Türkiye taraf olmayı seçti. Erdoğan ve Davutoğlu şimdi bunun bedelini ödüyor.
Ortadoğu’da Amerika’nın tavrı net değildi ve bir liderlik yapamadı. Bu bölgede bir boşluk yarattı. Erdoğan da bu boşluğa girmeye çalıştı; Obama’nın desteğiyle tabii… Fakat Erdoğan, Obama’ya söylediğinden daha farklı şekilde girdi bu işlere…
Bu liderlik boşluğunu Türkiye’nin yanı sıra IŞİD gibi teşkilatlar da doldurmaya çalışıyorlar. Yüz yıllık bir devlet ve sınır sisteminin çöküşünü görüyoruz Ortadoğu’da.”

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s