Kars’ta edebiyat ulusundan arındı

Radikal

Goethe Enstitüsü’nün düzenlediği ‘Kültür Köprüleri’ kapsamında Alman yazarlar bu kez de Kars’taydı

KARS – Orhan Pamuk’un ‘Kar’ı yazdığı, elimizi uzatsak Ermenistan’a dokunacağımızı hissettiğimiz yerde; Kars’taydık. Son zamanlarda yeni Belediye Başkanı’nı Nevzat Bozkuş’un ‘Sanata ayıracak paramız yok’ demeçleriyle gündeme gelen ve neredeyse bünyesindeki tüm festivalleri iptal edilen, hatta şehir tiyatrosu bile kapanan ve kimi insanlarını da epey küstüren bu kente, Avrupalı edebiyatçılarlarla birlikte gittik.
Goethe Enstitüsü, yaklaşık iki yıldır yürüttüğü  ‘Kültür Köprüleri’ programı çerçevesinde, ‘Avrupa Edebiyatı Türkiye’de Türk Edebiyatı Avrupa’da adlı bir proje gerçekleştiriyor. Türkiye’nin 24, Avrupa’nın sekiz kentini kapsayan projenin Malatya, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Van’dan sonra  altıncı durağı Kars. Kars’ta bugün sona eren etkinlikler Alman yazar Kerstin Specht’in ‘Kurbağa Prenses Bir Mutfak Masalı’ adlı oyununun okuma tiyatrosuyla başladı. Salonların dolup dolup boşaldığı etkinliklerine alışık olduğumuz Kars halkının -söylenene göre duyurunun yeterli düzeyde yapılmaması nedeniyle- katılımı şaşırtıcı derecede azdı.
Daha sonra 2005 yılından beri İstanbul’da yaşayan Alman yazar, gazeteci ve fotoğraf sanatçısı Dieter Sauter’in ‘Türkiye’den İnsan Manzaraları’ adlı fotoğraf sergisi açıldı. Bilgi üniversitesinde çalıştığı sırada Santralistanbul’un inşaatı nedeniyle pek çok işçiyle tanıştıktan sonra bu sergi fikrine sahip olduğunu dile getiren Sauter, Türkiye’nin pek çok ilini dolaşıp işçileri fotoğraflamış. Pek çoğumuzun görmeye alışık olduğu yüzler Kars’taki sergi salonunda tekrar karşımıza çıktı.

8 Ekim’de ise İtalyan hikâye yazarı Ermanno Cavazzoni, Kafkas Üniversitesi’nde ‘Budalalar Takvimi’ adlı eserinden bir okuma yaptı. Okuma sonrası gerçekleştirilen ve bu kez hatırı sayılır sayıda öğrencinin katıldığı söyleşide öğrenciler yazara sorular yöneltti.

Büyük kentlerin dışında
Soruların cevapları seyahatimizin başında hissettiğimiz Avrupa merkezci bir buluşmaya endişesini yok etmeye yetti; çünkü anlaşılıyordu ki Avrupalı edebiyatçılar için İstanbul’dan Kars’a giden ve bir süpermarket; hatta (abartmıyorum) bir dolmuş gördüğünde şaşıran Türkler için olmadığı kadar ‘normal’di. Edebiyat sınırları yıkmış ve herkesi ulussuzlaştırmıştı… Zira projenin amacı ‘Batı’lıları ve ‘Doğu’luları yüz yüze getirerek anormallik hissini kırmaktı. Nitekim Goethe Enstitüsü İstanbul Müdürü Claudia Hahn-Raabe akla hep İstanbul İzmir ve Ankara’nın gelmesine karşı çıkmak için bu projeyi geliştirmiş.
Etkinliğin edebiyat kadar, hatta daha çok birleştirici öğesi şüphesiz müzikti. Müziklerini Balkan funk-rock diye tarif edebileceğimiz, parçalarının içinde her türden esintiler barındıran  ‘Grooveheadz’ grubu eski Rusça, Sırpça, Roma ve İngilizce eserleriyle kanımızca Karslılar’ı en çok mutlu eden etkinlik oldu.
Etkinliklerin 4 Mayıs 2010 ’da başlayacak Avrupa ayağına da buradan pek çok yazar gidecek. Türkiye ayağı ise İtalyan çocuk ve gençlik edebiyatının en önemli temsilcisi, yazar Roberto Piumini ve Erzincan ’da doğa, yaşamını Berlin’de sürdüren ödüllü yazar Yade Kara’nın katılımıyla 13-16 Ekim’de Erzurum’da sürecek.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s